Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve yeşil dönüşüm politikalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin AB ile ticari entegrasyonunun önemine dikkat çekti.
Bolat, AB’nin 27 üye ülkesiyle yapılan ihracatta ürünlerin karbon emisyon seviyelerine göre mali yükümlülüklere tabi tutulduğunu belirterek, emisyon hedeflerine yakın üretim yapan firmaların daha az maliyetle karşılaştığını, yüksek emisyonlu ürünlerin ise ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Bu sistemin üreticileri çevresel yatırımlara yönlendiren zorunlu bir mekanizma olduğunu söyledi.
Türkiye’nin söz konusu altı sektördeki ihracatının yaklaşık yüzde 47–48’inin Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığını hatırlatan Bolat, Türkiye’nin bu alanlarda AB’nin ikinci büyük tedarikçisi konumunda bulunduğunu vurguladı. SKDM’nin bu nedenle ihracatçı sektörler açısından stratejik önem taşıdığını dile getirdi.
Bolat, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında son dönemde yüksek düzeyli diyalog mekanizmalarının güçlendirildiğini belirterek, ticaret, ekonomi ve iklim alanlarında düzenli toplantılar gerçekleştirildiğini kaydetti. SKDM kapsamında oluşturulan çalışma grubunun da bugüne kadar üç kez toplandığını ifade etti.

Amaçlarının, karbon düzenlemelerinin Türk ihracatçılar için bir ticaret engeline dönüşmemesi olduğunu vurgulayan Bolat, kamu ve özel sektörün birlikte hareket ederek sektörleri bu yeni düzenlemelere hazırladığını söyledi.
AB ile temaslara da değinen Bolat, Brüksel’de gerçekleştirilen görüşmelerde lisanssız yenilenebilir enerji yatırımları, doğrulama süreçlerinin karşılıklı tanınması ve emisyon hesaplamalarında rekabeti bozmayacak yöntemlerin oluşturulması gibi başlıklarda Türkiye’nin taleplerini ilettiklerini belirtti.
Avrupa Birliği’nin yeni çevresel düzenlemelerinin giderek genişlediğini ifade eden Bolat, döngüsel ekonomi yaklaşımının da bu dönüşümün önemli bir parçası olduğunu söyledi. Bu kapsamda ürünlerin tüm yaşam döngüsüne yönelik yeni kurallar getirildiğini ve özellikle plastik ile tekstil sektörlerinin bu süreçten doğrudan etkilendiğini aktardı.
Bolat, AB’nin Türkiye için yalnızca yakın bir pazar değil, aynı zamanda ekonomik olarak derin entegre olunmuş stratejik bir ortak olduğunu belirterek, ihracatın büyük bölümünün bu bölgeye yapıldığını ve yabancı yatırımların önemli kısmının AB kaynaklı olduğunu vurguladı.
SAVUNMA GAZETESİ