ASO Başkanı Seyit Ardıç, AB büyükelçilerine Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve iş dünyasının vize sorununa çözüm bulunması çağrısında bulunurken, Türkiye’nin ilk Sıfır Atık Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulacağını açıkladı.
Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) bu yıl 15’incisini düzenlediği Geleneksel Büyükelçilikler Resepsiyonu, Etnografya Müzesi’nde gerçekleştirildi. Diplomasi ve iş dünyasını bir araya getiren programa, 100’den fazla ülkeden yaklaşık 200 büyükelçi ve diplomatik misyon temsilcisinin yanı sıra kamu, siyaset, akademi, uluslararası kuruluşlar, sivil toplum ve iş dünyasının önde gelen isimleri katıldı.
Resepsiyonun açılışında konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, organizasyonun iş dünyası ile diplomatik misyonlar arasındaki diyaloğu güçlendiren ve yeni ticari iş birliklerine zemin hazırlayan önemli bir buluşma olduğunu söyledi. Ardıç, ekonomi ve ticarette kalıcı ortaklıkların yalnızca rakamlarla değil, karşılıklı güven ve yüz yüze ilişkilerle geliştiğini vurguladı.
“Gümrük Birliği güncellenmeli, vize sorunu çözülmeli”
Türkiye’nin Avrupa Birliği açısından stratejik bir üretim ortağı olduğunu belirten Ardıç, Türkiye ile AB arasındaki mal ticaretinin 250 milyar dolara ulaştığına dikkat çekti. 30 yılı geride bırakan Gümrük Birliği’nin günümüz ticaretinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi gerektiğini ifade eden Ardıç, iş dünyasının vize sorununa da çözüm bulunması çağrısında bulundu.

Ardıç, özellikle fuar, yatırım görüşmesi ve ticari anlaşmaların uzun vize randevu süreçleri nedeniyle aksadığını belirterek, Avrupa Birliği büyükelçilerine “bu iki başlıkta somut adımlar atılması için güçlü desteğinizi bekliyoruz” mesajını verdi.
ASO’nun vize sorununun çözümü konusunda sorumluluk üstlendiğini de belirten Ardıç, Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği ile ticari vize süreçlerini hızlandırmaya yönelik imzalanan protokolü örnek gösterdi. ASO Başkanı, benzer protokolleri diğer büyükelçiliklerle de hayata geçirmeye hazır olduklarını söyledi.
“Türkiye stratejik üretim merkezlerinden biri”
Küresel ekonominin maliyet ve verimliliğin yanı sıra jeopolitik güvenlik, tedarik sürekliliği ve siyasi öngörülebilirliğin de belirleyici olduğu yeni bir dönemden geçtiğini ifade eden Ardıç, Türkiye’nin coğrafi konumu ve güçlü sanayi altyapısıyla önemli avantajlara sahip olduğunu söyledi.
Türkiye’nin Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika’nın kesişiminde bulunduğuna işaret eden Ardıç, Orta Koridor ile Kalkınma Yolu’nun Türkiye’de kesişmesinin ülkeyi ticaret ve lojistik ağlarının doğal merkezlerinden biri haline getirdiğini belirtti. Türkiye’nin yalnızca transit geçiş açısından değil, gelişmiş sanayi altyapısı, üretim kapasitesi, lojistik ağı, savunma sanayii ve nitelikli insan kaynağıyla da önemli bir üretim, yatırım ve yenilik merkezi olduğunu vurguladı.
Ankara’nın ihracatı 20 milyar dolara ulaştı
Ankara’nın yüksek katma değerli üretim kapasitesine de dikkat çeken Ardıç, Başkentte 15 organize sanayi bölgesi, 168 Ar-Ge merkezi, 39 tasarım merkezi, 14 teknopark, 11 teknoloji geliştirme merkezi ve 22 üniversite bulunduğunu belirtti.
Ankara’nın yıllık ihracatının yaklaşık 20 milyar dolara ulaştığını belirten Ardıç, yüksek teknolojili ürünlerin Ankara ihracatındaki payının yüzde 13 seviyesine yükseldiğini ve bu oranın Türkiye ortalamasının üç katından fazla olduğunu ifade etti. Savunma ve havacılıktan yazılıma, sağlık teknolojilerinden ileri malzemelere kadar birçok alanda Ankara’nın yüksek katma değerli üretimin öncüsü olduğunu söyledi.
Savunma sanayiinde Ankara ağırlığı
Ankara’nın savunma sanayiindeki konumuna da değinen Ardıç, Defense News tarafından yayımlanan “Top 100” listesine Türkiye’den giren beş şirketin tamamının Ankara merkezli ve ASO üyesi olduğunu açıkladı.
Bu şirketlerin arkasında savunma sanayiine tedarik sağlayan 2 bin 500 ASO üyesi sanayiciden oluşan güçlü bir ekosistem bulunduğunu belirten Ardıç, Ankara’nın Türk savunma sanayiindeki rolünün giderek güçlendiğini ifade etti.
Yurt dışı müteahhitlik sektöründe de Ankara’nın önemli bir merkez olduğunu belirten Ardıç, dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması arasına Türkiye’den giren 48 şirketin 22’sinin Ankara merkezli olduğunu kaydetti.
ASO Teknoloji Üssü ve Serbest Bölge projeleri
ASO’nun Ankara’nın üretim, teknoloji ve ihracat kapasitesini artırmaya yönelik projelerine de değinen Ardıç, Temelli Sanayi Havzası’nda kurulması planlanan ASO Teknoloji Üssü’nün 1 milyon metrekarelik alanda faaliyet göstereceğini söyledi.
Üssün 800’den fazla firmaya ev sahipliği yapması, 18 bin nitelikli istihdam oluşturması ve Ankara’nın yıllık ihracatına 1,5 milyar dolar katkı sağlaması hedefleniyor.
Aynı bölgede 4,2 milyon metrekarelik alanda kurulması planlanan ASO Serbest Bölgesi’nin ise 200’ün üzerinde yerli ve yabancı firmaya ev sahipliği yapması, 40 bin kişiye istihdam sağlaması ve ihracata yaklaşık 4 milyar dolarlık katkı sunması öngörülüyor.
Türkiye’nin ilk Sıfır Atık OSB’si geliyor
Resepsiyonda ASO’nun yeni projesini de ilk kez kamuoyuyla paylaşan Ardıç, Türkiye’nin ilk Sıfır Atık Organize Sanayi Bölgesi’ni kurmak için harekete geçtiklerini açıkladı.
Yaklaşık 5 milyon metrekarelik alanda kurulması planlanan ASO Döngüsel Sanayi ve Sıfır Atık OSB’nin yaklaşık 250 firmaya ev sahipliği yapması hedefleniyor. Projede bir işletmenin firesi, atık ısısı ve suyunun başka bir işletmenin girdisine dönüştürülmesi ve kaynakların bölge ölçeğinde verimli şekilde yönetilmesi planlanıyor.
Ardıç, endüstriyel simbiyoz, kaynak verimliliği, Sıfır Atık ve Yeşil OSB ilkelerine dayanacak projenin yalnızca bir çevre projesi olmadığını, aynı zamanda ihracat pazarlarının korunmasına, kaynak güvenliğinin güçlendirilmesine ve yeşil finansmana erişimin desteklenmesine katkı sağlayacak bir sanayi rekabet altyapısı olarak tasarlandığını söyledi.
Hisarcıklıoğlu: “Duvarlara değil köprülere ihtiyacımız var”
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da resepsiyonda yaptığı konuşmada, ASO’nun Türk sanayisini yüksek teknolojiye ve yeşil dönüşüme taşıyan öncü kurumlar arasında bulunduğunu belirtti.
Jeopolitik çatışmalar, korumacılık ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların küresel büyümeyi tehdit ettiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının beklentisinin barış, istikrar ve öngörülebilirlik olduğunu söyledi. Türkiye’nin stratejik konumu, güçlü sanayisi ve girişimci insan kaynağıyla ülkeler arasında köprü kurabilecek konumda olduğunu vurguladı.
Hisarcıklıoğlu ayrıca Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinde özel sektör temsilciliği görevini üstlendiklerini belirterek, farklı ülkelerden iş dünyası kuruluşlarını ve şirketleri COP31 çalışmalarına davet etti.
Diplomasi ekonomik iş birliklerini de kapsıyor
Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ise etkinliğin diplomasi ile iş dünyasını bir araya getirmesi açısından önem taşıdığını belirtti. Türkiye’nin üretim kapasitesini, girişimcilik gücünü ve farklı coğrafyalara uzanan ekonomik bağlarını daha ileriye taşımada diplomatik ve ekonomik aktörlerin iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Özel, diplomasinin yalnızca devletler arasındaki ilişkilerden ibaret olmadığını, ticaret, yatırım ve girişimciliğin de dış politikanın önemli unsurları olduğunu ifade ederek, Dışişleri Bakanlığı olarak Türk iş dünyasının yurt dışındaki faaliyetlerine katkı sağlayan bir diplomasi anlayışını sürdüreceklerini söyledi.
Resepsiyon, Türkiye’nin sanayi, yatırım, teknoloji ve dış ticaret kapasitesinin uluslararası diplomatik çevrelerle buluşturulması ve yeni ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir platform oluşturdu.
Kaynak: Sanayi Haber Ajansı
SAVUNMA GAZETESİ