Kacır: Türkiye’nin yolu açık, geleceği parlaktı,. Türkiye’nin önceliği yatırımdır
İstanbul, 7 Ekim (Hibya)-Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yatırımın Yeni Odağı: Geleceğe Değer Üretmek” Zirvesi’nde Türkiye’nin yatırım potansiyeli, sanayi ve teknoloji politikaları ile yeni destek mekanizmalarını anlattı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, İstanbul’da düzenlenen “Yatırımın Yeni Odağı: Geleceğe Değer Üretmek” Zirvesi’nde konuştu. Kacır, küresel ekonominin jeopolitik ve stratejik kırılmalar nedeniyle yön arayışında olduğu bir dönemden geçildiğini belirterek, uzun yıllar küresel refahın temeli olarak görülen serbest ticaret anlayışının yerini giderek korumacılığın öne çıktığı bir ekonomi yaklaşımına bıraktığını söyledi.
Kacır, “Ülkeler üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerini milli egemenliklerinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Yeni bir dünya düzeninin şekillendiği, tedarik zincirlerinin kırıldığı ve belirsizliklerin arttığı bu dönemde ülkeler sanayi ve yatırım politikalarında hem daha korumacı hem de daha seçici bir yaklaşım benimsiyor” ifadelerini kullandı.
Üretim ve yatırımın küresel haritasının yeniden çizildiğini belirten Kacır, küresel ekonominin ağırlık merkezinin Batı’dan Doğu’ya kaydığını söyledi.
Türkiye’nin son 23 yılda önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirten Kacır, “Son 23 yılda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tesis ettiğimiz siyasi ve ekonomik istikrarla, Ar-Ge ve yüksek katma değerli üretimi önceleyen politikalarımızla ve nitelikli insan kaynağımıza yaptığımız yatırımlarla Türkiye’yi bugünlere kuvvetli şekilde hazırladık” dedi.

Türkiye’nin üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme kabiliyeti ve dünya pazarlarına erişimi açısından 2000’li yılların başından çok farklı bir noktada olduğunu ifade eden Kacır, son 23 yılda yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı kalkınma modeliyle milli gelirin 238 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara taşındığını söyledi.
Kacır, imalat sanayisinin katma değerinin ise 41 milyar dolardan yıllık 250 milyar doların üzerine çıktığını belirterek, “Türkiye’yi pek çok sektörde Avrupa’nın ve dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri haline getirdik” diye konuştu.
Türkiye’nin askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik, tekstil ve ağaç ürünlerinde Avrupa’da lider olduğunu belirten Kacır, alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamuller, motorlu taşıtlar ve rüzgar türbini üretiminde de Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasında yer aldığını söyledi.
Türkiye’nin Avrupa’dan Afrika’ya, Orta Doğu’dan Asya’ya uzanan güçlü ticaret ağları kurduğunu ifade eden Kacır, “2002’de 36 milyar dolar seviyesinde olan yıllık ürün ihracatımızı 283 milyar dolara yükselttik” dedi.
Kacır, Türkiye’nin Çin’den Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından önde gelen ihracatçı ülkelerden biri olduğunu belirtti.
“23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da istihdam sağlayan, üreten, ihracat yapan ve bu ülke için elini taşın altına koymaktan çekinmeyen herkesin yanında, yakınında olmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullanan Kacır, Türkiye’nin katma değerli üretim altyapısı ve teknoloji geliştirme kapasitesiyle dünyada hak ettiği konuma taşınacağını söyledi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak yatırım destek mekanizmalarını güncellediklerini belirten Kacır, “Sanayimizin, yatırımcımızın ve müteşebbisin ihtiyaçlarına cevap veren yeni programları harekete geçiriyoruz” dedi.
Geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayıyla yürürlüğe giren yeni teşvik sistemiyle Milli Teknoloji Hamlesi, üretim altyapısının ikiz dönüşümü ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara güçlü destekler sunulduğunu ifade eden Kacır, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı kapsamında kritik ve stratejik yatırımlara Merkez Bankası ile birlikte ayrıcalıklı finansman sağlandığını söyledi.
Merkez Bankasının 750 milyar liralık kaynak ayırdığı program kapsamında, Türkiye açısından stratejik değeri yüksek toplam yatırım tutarı 531 milyar lirayı aşan 85 projenin önünün açıldığını belirten Kacır, 310 yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürün, 272 teknoloji alanı ve 36 kritik ham maddeye yönelik 1 milyar liranın üzerindeki yatırımlara yıllık yüzde 12,95 finansman maliyetine kadar uygun koşullu finansman imkanı sağlandığını kaydetti.
Kacır, bu yatırımlar için “İki yılı anapara ödemesiz, on yıl vadeli kaynak kullanımı imkanı sağlıyoruz” dedi.
“Bu hayata geçen projeler Türkiye’nin dış ticaret dengesini kalıcı olarak sağlamak yönünde önemli etki oluşturacak” ifadelerini kullanan Kacır, geçtiğimiz hafta Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı’nda yeni bir pencere açıldığını bildirdi.
Teşvik belgeli imalat sanayi yatırımlarını hızlandırmaya dönük yeni uygulamanın hayata geçirildiğini belirten Kacır, stratejik nitelik taşıyan tüm projelere doğrudan, 100 milyon liranın üzerindeki diğer projelere ise yatırımın ilerleme seviyesi, organize sanayi bölgesi ve endüstri bölgelerinde gerçekleştirilmesi ile yatırımcının Ar-Ge faaliyetleri gibi unsurlar önceliklendirilerek destek verileceğini söyledi.
Kacır, “Bir yıla anapara ödemesiz, beş yıl vadeli, Merkez Bankası politika faiz oranının yüzde 70’i, bugün için yıllık yüzde 25,9 finansman maliyetiyle kaynak sunacağız” dedi.
“Önceliğimiz başlamış yatırımların hızla tamamlanması ve ekonomiye değer katması” diyen Kacır, Türkiye’yi daha fazla yeni teknoloji yatırımının adresi haline getirmek üzere atılan diğer önemli adımın HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı olduğunu ifade etti.
HIT-30 kapsamında Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve üretme kabiliyetine önemli katkılar sağlayacak yatırımlara cazip koşullarda finansman ve uygun yatırım alanları sunduklarını belirten Kacır, batarya, elektrikli araç, güneş hücresi, rüzgar türbini, çip, savunma teknolojileri, veri merkezleri, yapay zeka, endüstriyel robotik üretimi ve büyük ölçekli Ar-Ge merkezi kurulumuna yönelik çağrılar gerçekleştirildiğini söyledi.
Kacır, “2030 yılına dek 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedeflediğimiz yatırımlar Türkiye’yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacak” ifadelerini kullandı.
Sanayinin yüksek katma değerli üretimle büyürken çevreye duyarlı, kaynakları verimli kullanan ve sürdürülebilir bir üretim yapısına kavuşmasını hedeflediklerini belirten Kacır, “Ekonomimizin lokomotif sektörlerinin sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı dönüşümünü desteklemek üzere dijital ve yeşil dönüşüm programlarını hayata geçirdik” dedi.
İkiz dönüşüm yolculuğunda Bakanlığın firmalara rehberlik ettiği program kapsamında 226 milyon liraya kadar nakdi destek ve yatırımların yüzde 40’ı kadar vergi indirimi sağlandığını ifade eden Kacır, uygun görülen ve destek kararı alınan projeleri gerçekleştiren tesislere yol haritasının uygulama süresince “Yeşil Dönüşüm Merkezi” ve “Dijital Dönüşüm Merkezi” unvanı verildiğini söyledi.
Türk sanayisi ile uluslararası finans kuruluşlarının net sıfır emisyon hedefine yönelik çabalarını birleştirmenin önemine değinen Kacır, Dünya Bankası iş birliğiyle yürütülen Türkiye Yeşil Sanayi Projesi, Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi ve Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi ile 1 milyar doların üzerinde finansmanın sanayicilere ve KOBİ’lere yönlendirildiğini belirtti.
Kacır, Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu ile sanayinin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030’a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlama yolunda önemli bir adım atıldığını söyledi.
Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında 1126 orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün, 34 ham madde ve 414 teknoloji alanına yönelik yatırımlara destek sunulduğunu belirten Kacır, “Teknoloji Hamlesi Programı’nda bugüne dek 192 milyar lira büyüklükte 213 yatırım projesini destekledik” dedi.
Kacır, Yeni Malzeme Teknolojileri ve Kritik Hammaddeler ile Sürdürülebilir Yaşam Teknolojileri çağrıları kapsamında ön başvurusu uygun görülen 44 milyar lira büyüklüğündeki 115 yatırım projesine ilişkin değerlendirmelerin yakın zamanda tamamlanacağını açıkladı.
Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında her şehir için dört öncelikli alan belirlendiğini belirten Kacır, imalat sanayisi, madencilik, tarım, turizm ve sağlık yatırımlarıyla yerel potansiyelin harekete geçirildiğini söyledi.
Kacır, “Çankırı’da tuz ve minerallerden katma değerli üretim, Eskişehir’de havacılık sektörüne yönelik parçaların üretimi, Isparta’da gül ve tıbbi bitkilerden değerli kozmetik üretimi, Kırklareli’nde yüksek ekonomik değere sahip endüstriyel süt ürünleri üretimi, Kütahya’da teknik seramik üretimi, Rize’de çay ve yan ürünlerinden katma değerli üretim, Şırnak’ta yer fıstığı işleme tesisi, Yalova’da deniz araçlarının kritik parçalarının üretimi ve Van’da jeotermal sera tesisi yatırımlarına yerel kalkınma programıyla destek sunuyoruz” ifadelerini kullandı.
Programın 2025 çağrısında 185 milyar lira büyüklüğünde 303 projenin desteklendiğini belirten Kacır, 2026 çağrısında ise 446 milyar lira büyüklüğündeki 816 proje için başvuru yapıldığını bildirdi.
Teknolojinin üretimden ticarete, güvenlikten sosyal hayata kadar yaşamın hemen her alanını yeniden şekillendirdiğini belirten Kacır, girişimlerin bu değişimin ön saflarında yer aldığını söyledi.
“Bizler de Türkiye’den küresel ölçekte iddia sahibi teknoloji girişimlerinin doğmasını, büyümesini ve dünyaya açılmasını sağlayacak güçlü bir ekosistem inşa etmeyi daha müreffeh ve daha güçlü bir Türkiye’nin anahtarı olarak görüyoruz” diyen Kacır, şöyle devam etti:
“Özgün bir fikri olan, dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir ferdimizin hayallerini bu topraklarda gerçeğe dönüştürmesine imkan tanıyan, deyim yerindeyse Türkiye’ye özgü bir garaj modelini hep birlikte inşa ettik.”
Kamu kaynaklı girişim sermayesi yatırım mekanizmalarıyla 8 milyar liralık kamu kaynağının girişimlerin büyüme yolculuğuna yönlendirildiğini belirten Kacır, “Bu kaynağın oluşturduğu kaldıraç etkisiyle 1091 teknoloji girişimi toplam 175 milyar lira yatırım aldı” dedi.
TÜBİTAK BİGG programıyla tohum ve tohum öncesi aşamadaki girişimlerin desteklendiğini belirten Kacır, TEKNOFEST’lerle milyonlarca gencin teknoloji geliştirme yolculuğuna dahil edildiğini söyledi.
Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan yatırımların 2011-2015 döneminde 280 milyon dolar, 2016-2020 döneminde ise 516 milyon dolar olduğunu belirten Kacır, bugün bu tutarın 5,7 milyar doları aştığını kaydetti.
“2019’a kadar henüz unicorn’u olmayan bir ülke iken kurduğumuz ekosistem ve altyapının da desteğiyle bugün sekiz unicornumuz var” diyen Kacır, hedeflerinin 2030’a kadar Türkiye’den 100 bin teknoloji girişiminin doğması ve unicornların toplam değerlemesinin 100 milyar doları aşması olduğunu söyledi.
“Büyük potansiyeli dikkate aldığımızda bunlar bizler için Allah’ın izniyle erişilebilir hedefler” ifadelerini kullandı.
Kacır, küresel ölçekte büyüme potansiyeline sahip girişimlerin önünü açan TİM 100 programıyla yüksek potansiyelli girişimlere yatırımcı erişiminden uluslararası markalaşmaya ve stratejik iş birliklerine kadar çok boyutlu katkılar sunduklarını belirtti.
Türkiye’yi küresel yeteneklerin ve yenilikçi fikirlerin buluşma noktası haline getirmek üzere Türkiye Tech Visa programının başlatıldığını ifade eden Kacır, teknoloji alanında kritik uzmanlığa sahip yeteneklerin çalışma izinlerini iki hafta içinde alabilmelerini sağlayan programla “500’e yakın teknoloji profesyonelini Türkiye’ye çekmeyi başardık” dedi.
Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul projesiyle dünyanın en büyük girişimcilik merkezi haline getirmek üzere harekete geçtiklerini belirten Kacır, “İlk aşamasını girişimcilerimizin kullanımına sunduğumuz Terminal İstanbul’u tüm fonksiyonlarıyla 2027’de açacağız” ifadelerini kullandı.
Terminal İstanbul ekosistemine bugüne kadar 14 farklı ülkeden onlarca uluslararası paydaşın dahil olduğunu belirtti.
Girişim sermayesi ekosistemine yönlendirilen kamu kaynaklarının ölçeğini büyütmek ve daha hedef odaklı hale getirmek amacıyla 300 milyon dolarlık kaynağı girişim sermayesine aktarma yolunda önemli bir adım attıklarını belirten Kacır, “Bu kaynak oluşturacağı kaldıraç etkisiyle 750 milyon dolardan fazla bir likiditeyi girişim sermayesi ekosistemine kazandıracak” dedi.
Kacır, dijital şirket uygulamasıyla teknolojik girişimlerin kuruluş süreçlerinin tamamen dijital platform üzerinden yönetileceğini, şirketleşme süreçlerinin kolaylaştırılacağını söyledi.
Sanal ofis hizmetiyle kuluçka aşamasındaki girişimlerin mali yüklerinin hafifletileceğini belirten Kacır, erken aşama yatırımlarda kullanılan paya dönüştürülebilir borçlanma sözleşmeleri ve benzeri esnek finansal araçların etkin şekilde kullanılmasını sağlayacak düzenlemelerin hayata geçirileceğini ifade etti.
2024 yılında başlayan çalışanlara hisse opsiyonu düzenlemesinden girişimlerin daha etkin yararlanabilmeleri için de adım attıklarını belirten Kacır, teknolojik girişimlerin çalışanlarına verdikleri pay senetlerinin vergiden istisna edilebilmesi için gerekli sürenin edinim tarihinden itibaren 12 yıldan 6 yıla indirildiğini söyledi.
Nisan ayında ilan edilen yatırım programı kapsamında transit ticaret faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yüzde 100’e kadar vergi indirimi, imalat sanayisinden elde edilen kazançlarda kurumlar vergisinin yüzde 25’ten yüzde 12,5’e düşürülmesi ve yeni yerleşen yatırımcılara 20 yıl boyunca yurt dışı gelir vergisi muafiyeti gibi adımlar atıldığını belirten Kacır, Türkiye’nin küresel yatırımlar açısından cazibesinin artırıldığını söyledi.
“Türkiye bu adımlarla yatırımlar, girişimler ve yetenekler için eşsiz bir merkez” ifadelerini kullanan Kacır, Türkiye’nin 86 milyonu aşan nüfusuyla büyük, genç ve dinamik bir iç pazara sahip olduğunu belirtti.
Türkiye’ye yatırım yapan girişimcilerin Gümrük Birliği ve geniş serbest ticaret anlaşmaları ağı sayesinde 50’den fazla ülkede 1 milyarı aşkın tüketiciye doğrudan erişim imkanına sahip olduğunu ifade eden Kacır, Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya’nın kesişimindeki konumunun önemli bir rekabet avantajı olduğunu söyledi.
“Kuşkusuz insan kaynağımız en büyük hazinemiz” diyen Kacır, Türkiye’nin birçok Avrupa ülkesinden 10-15 yaş daha genç olduğunu belirtti.
Kacır, Türkiye’nin yatırımcılara Avrupa’daki en rekabetçi elektrik maliyetlerinden birini sunduğunu, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla arz güvenliğinin güçlendirilirken sürdürülebilir ve yeşil üretim imkanlarının artırıldığını kaydetti.
Türkiye’nin 115 ülkeyle imzaladığı Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmalarıyla yatırımcılara uluslararası standartlarda hukuki koruma ve öngörülebilir yatırım zemini sunulduğunu belirten Kacır, Türkiye’de 88 bini aşkın uluslararası firmanın faaliyet gösterdiğini söyledi.
Kacır, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde büyük ölçekli ve nitelikli yatırımları ülkeye çekecek bir yol haritasına sahip olduğunu belirtti.
“Sanayimizin düşük karbonlu üretime geçişine ivme kazandıracağız. İnsan kaynağımızı geleceğin dünyasına hazırlamaya hızla devam edeceğiz” diyen Kacır, 2030 yılına kadar planlı sanayi alanlarının büyüklüğünü 2025 yılındaki 164 bin hektar düzeyinden 350 bin hektara yükseltmeyi hedeflediklerini açıkladı.
“Önceliğimiz sanayi tesislerimizin yoğunluğunu Marmara’dan Anadolu’nun dört bir yanına daha dengeli biçimde yayarak bölgesel sıkışmayı ortadan kaldırmak ve üretim gücümüzü ülke sathına yayılan sağlam bir yapıya kavuşturmak” ifadelerini kullandı.
Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladıklarını belirten Kacır, ilk faz kapsamında Samsun-Mersin-Orta Anadolu hattında 15 ilde, 59 bin hektar büyüklüğünde 19 yeni yatırım alanı belirlendiğini söyledi.
Sonraki aşamalarda Mersin, Şırnak, Sivas, Iğdır ve Trabzon-Şırnak sanayi gelişim koridorlarındaki yatırım alanlarının ilan edileceğini belirten Kacır, planlamada Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru ile bağlantısallığın önceliklendirildiğini ifade etti.
“Birlikte Kuzey Marmara demir yolu geçişi ile Türkiye küresel değer zincirlerinin anahtar aktörü haline gelecek” diyen Kacır, büyük ölçekli yatırım alanlarında altyapısı tamamlanmış, sosyal donatılarla zenginleştirilmiş, akıllı ve yeşil üretim üslerinin yatırımcıların hizmetine sunulacağını söyledi.
Demir yolu, liman ve otoyol bağlantılarıyla bu alanların üreticilere lojistik maliyet avantajı sunan stratejik merkezler haline getirileceğini belirtti.
Türkiye’nin potansiyeline ve sunduğu fırsatlara inanan yatırımcıların kazanacağını belirten Kacır, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak ülkemizin geleceğine güvenen, yatırım yapan, üreten ve değer katan herkesin her daim yanındayız” dedi.
Sadece yatırım teşvikleriyle 26 trilyon liralık 126 bin yatırımın ve 4 milyon nitelikli istihdamın önünün açıldığını belirten Kacır, proje bazlı devlet destekleriyle savunma sanayisi, sağlık endüstrisi, petrokimya ve güneş hücresi gibi katma değerli alanlarda toplam yatırım tutarı 52 milyar dolar olan 83 projenin desteklendiğini söyledi.
Kacır, önümüzdeki dönemde de yatırımın, istihdamın, üretimin ve ihracatın önünü açmayı sürdüreceklerini belirterek konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:
“Türkiye’nin yolu açık, geleceği parlaktır. Türkiye’nin önceliği yatırımdır. Bizi geleceğe taşıyacak olan Milli Teknoloji Hamlesi’dir. Küresel konumumuzu güçlendirecek olan lojistik altyapımızdır. Etki gücümüzü artıracak olan uluslararası yatırımlardan ve ticaretten alacağımız daha fazlasıdır. Rakiplerimizin önüne geçmemizi sağlayacak olan çalışkan, nitelikli, yetkin insan kaynağımızdır. Hızlanmamızı temin edecek olan dijital dönüşümdür, yapay zekadır. Yükselmemiz için gerekli olan daha fazla Ar-Ge ve inovasyondur.”
“Vazifemiz bu başlıklara yönelik gayretleri artırmak, ülkemizin imkan ve kabiliyetlerini bu amaçlara yönlendirmek için azimle çalışmaya devam etmektir” diyen Kacır, zirve vesilesiyle katılımcılara teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.
SANAYİ HABER AJANSI
SAVUNMA GAZETESİ
